Disleksi çoğunlukla ilkokulda, okuma-yazma öğrenilmeye başlandığında fark ediliyor. Oysa belirtiler çok daha erken başlıyor: kafiyeyi tutturamama, harf-ses bağlantısını kuramama, kelimeleri sık karıştırma. Bu erken sinyalleri okul öncesinde görmek, çocuğun akademik yolculuğunu köklü biçimde değiştirebilir.
Detayı Oku →
Harfleri karıştırıyor, satırı kaybediyor, yüksek sesle okurken donup kalıyor. Siz 'neden bu kadar zor?' diye soruyorsunuz. Cevap zekâyla değil, beynin sesleri ve harfleri bağlama biçimiyle ilgili.
Çocuğunuz defterini kapattı ve 'ben aptalım' dedi. Belki fısıldayarak, belki bağırarak. Bu üç kelime disleksinin en ağır yükü — ve ebeveyn olarak bu anda tam olarak ne yapacağınız, akademik destekten çok daha önemli.
Çocuğunuz 'b' yerine 'd' yazıyor, harfler satıra oturmuyor, kalem elinde garip duruyor. Siz 'neden düzelmiyor?' diye soruyorsunuz. Bu sorunun cevabı tek değil — ve hangi soruyu sorduğunuz, ne tür bir destek alacağınızı belirliyor.